Büyüme Ve Gelişme Geriligi!

602 gün önce tarafından yazılmıştır.

Büyüme ve Gelişme geriliği durumu, yetersiz kilo alan, boyu beklendiği gibi uzamayan, boy ve kilo değerleri genellikle 3. persantil çizelgesinin altında olan küçük çocukları tanımlamak üzere kullanılan bir terimdir.

Persantil eğrileri teriminin ne olduğunun kısaca burada açıklanması yararlı olacağı düşüncesindeyim. Bir toplumda bulunan, örneğin 10.000 çocuğun doğumdan itibaren takibe alınarak aylık boy, kilo, baş ve göğüs çevresi artışlarının izlendiğini kabul edelim. (Bu değerlerden sıklıkla boy ve kilo üzerinde durulmaktadır.) Örneklenen çocukların izlenmesi sonucunda elde edilen verilerin grafiklere işlenmesi ile zamana karşı boy ve kilo artış eğrileri oluşacaktır. Bu değerlerin en küçük ve en büyük % 3 lük grubunu tasnif dışı olarak kabul edersek 3 ila 97 arasındakiler normal kabul edilecektir. 50. persantil eğrisi toplumun ortalama değerlerini verirken, bu eğrinin alt ve üst değerlere doğru yayılımı giderek azalacaktır. 3. persantil eğrisinin altında olan çocuklar da gerilikten, 97. nin üstünde olanlar için de aşırı büyümeden söz edilebilir.

Ancak persantil durumunun normal çocuklarda oynamalar gösterdiği, birinci ve ikinci yıllarda persantil atlamaları veya düşmeleri olabileceği hatırda bulundurulmalıdır. Büyük oynamalar olmasa da kaymalar olabilir. Örneğin ilk 6-9 ay aralığı 75 persantilin üzerinde olan bir çocuğun 9-18 aylıkken 50 persantile ya da daha aşağıya düşmesi ve bu persantilde kalması gayet sık rastlanan bir durumdur. Persantil düşüşü büyük olduğunda çocuğun ağırlık persantilinin boy ve baş çevresi persantilleri ile karşılaştırılması yararlı olur. Ağırlığın orantısız derecede yüksek bir persantilden boy ve baş çevresi ile oranlı bir persantile düşmesi kaygı yaratmaz. Orantısız derecede düşük bir ağırlığa düşülmesi ise kaygı yaratacak bir durumdur. Normal koşullarda boy olarak 50. persantilde olan bir çocuğun kilo ve baş çevresi olarak da 50. persantilde olması beklenir. Bu durumda dengeli bir büyümeden söz edilebilir.

Gelişme geriliği olan bir çocukta kısa bir süre içinde boy ve baş çevresi persantilleri düşmeden önce ağırlık persantili düşüşü oluşacaktır. Kronik Gelişme Geriliğinde boy persantilide düşecek ancak Gelişme Geriliği şiddetli olmadıkça baş çevresi persantili değişmeyecektir. Gelişme Geriliği boya göre ortalama ağırlığın %80’inden az olması şeklinde tanımlanabilir.

Gelişme geriliğinde ayırıcı tanı ve sık rastlanan bazı nedenler :

Organik Olmayan – Psikososyal Büyüme-Gelişme Geriliği : Anne-Çocuk etkileşiminin zayıflığı, beslenme yönteminin yetersizliği, annenin psikolojik rahatsızlığı olması, annede alışılmamış beslenme inançları, mama hazırlama hataları, duygusal çöküntü, cücelik, çocuk ihmali gibi durumlar sonucunda oluşur. Uygun koşullar sağlandığında hızlı bir şekilde düzelme görülür.

Organik Olan Nedenler

Emememe, yutamama, emzirememe : Psikomotor retardasyon, nöromüsküler hastalıklar

Sindirme emilim bozukluğu : Kistik Fibrozis, Çölyak hastalığı, Bazı sendromlar, kronik ishal

Kötü beslenme : Böbrek yetersizliği, renal tübüler asidoz, doğumsal metabolizma bozuklukları

Kusma : Kafa içinde tümör, enfeksiyon, basınç artışı, metabolik toksin ( doğumsal amino ve organik asit metabolizma bozuklukları), bağırsak tıkanıklığı

Metabolizma hızının artması : Kronik hastalıklar ( kalp yetersizliği), kanser, yanıklar, immün yetersizlikler, kronik enfeksiyon hastalıkları,

Büyüme potansiyelinin azalması : Kromozom hastalıkları, primodormal cücelik, fetal alkol sendromu.

Çocukluk çağında nerede ise tüm kronik ve/veya ciddi durumlar gelişme geriliğine neden olabilir.

Erken bebeklik çağında en sık rastlanan Gelişme Geriliği nedeni beslenme güçlükleridir. Bunların arasında emzirmeme, yetersiz sıklık ya da az miktarda besleme ve mama hazırlama hataları yer alır. Herhangi bir yaştaki yetersiz kalorili diyet, bakıcıların bilgisizliğine ve ihmaline bağlı olabilir. Ayrıca bir çok bakıcı ve bazen çocukların kendisinin düzensiz bakım uygulamalarından da kaynaklanabilir. Diyet öyküleri özellikle çok sayıda bakıcı bulunduğu zaman günlük diyet uygulamaları ile çakışmaz. Yeterli bir anne bile tüm bakıcılar ayrıntılı günce tutmadıkça çocuğun günlük gıda tüketimini bilmeyebilir. Hastaneye yatırılan gelişme geriliği çocuklar arasında çevresel ve organik nedenlerin oranı çevresel nedenler lehinedir. Çevresel neden tanısı bakıcı çocuk etkileşimlerinin gözlenmesine ve önemli erişkinlerden olanak varsa çocuktan öykü alınmasına dayandırılmalıdır. Organik olmayan gelişme geriliği ile sık olarak ilişki gösteren durumları arasında doğum sonrası depresyon; annede önemli bir kayba bağlı depresyon ( eş ya da ana baba); çok stresli ve az miktarda sosyal destekli sosyal çevre; düşmanca, reddedici ya da ilgisiz bakıcı çocuk iletişim biçimleri bulunur.

Öykü ve gözlem Gelişme Geriliği tanısal değerlendirilmesinin en önemli yönleridir. Olanak varsa önemli bakıcıların çocukla ve kendi aralarındaki tavır ve etkileşimleri gözlenmeli ya da öyküyle öğrenilmelidir. Çocuk ya da kardeşlerinde davranış sorunları bulunması ( örneğin : aşırı ağlama, disiplin sorunları, uyku bozuklukları ve beslenme sorunları) sıklıkla aile sorunları ile ilişkilidir. Çevresel yoksunluk sonucu oluşan gelişme geriliği çocuklarda ki klinik belirtiler arasında minimum, gülüş seslenme azalması, kucaklanmaya direnç gösterme ve ritmik davranışlarla kendi kendini uyarmanın eşlik ettiği “ donuk izleyicilik” durumu bulunur.

Dikkatli öykü ve fizik muayene ile özgül tanı süreçlerini düşündüren bir neden ya da ipucu elde edilmezse testlerle bir neden saptanma olasılığı çok düşüktür. Sebebi bilinmeyen Gelişme geriliği nedeniyle Eğitim hastanelerine yatırılan çocukların incelendiği bir çalışmada hastanede yatış sırasında yapılan testlerin %2 sinden azı tanıya katkıda bulundu ve pozitif testlerin hepsi ilk öykü ve fizik muayenede saptanan pozitif bulguyla ilişkiliydi. Yine de bir iki tarama testi yapılması standart bir işlemdir. Tam kan sayımı, idrar incelemesi, serum elektrolitleri ve belki sedimentasyon, kalsiyum, troksin, tiroid stimulan hormon. Sindirim sistemi sorunları olsa bile dışkı kültürü, PH, indirgeyen madde testi yapılması gereklidir

Sebebi bilinmeyen Gelişme geriliğinde sık uygulanan bir yaklaşım evde sorunu çözmek için yaklaşımların başarısız kalması üzerine çocuğun hastaneye yatırılması ve yeterli kalori alımı sağlandıktan sonra kilo alışının kontrol edilmesidir. Çocuk kilo alırsa organik olmayan Gelişme geriliği tanısı konur ve taburcu olduktan sonra çocuğun beslenmesi ve çevresi izlenir ve desteklenir. Çocuk kilo almazsa organik neden araştırılması derinleştirilir. Bununla birlikte çevresel ve organik faktörler birlikte bulunabilir. Çocukların da kronik hastalık bulunan ailelerin karşılaştıkları yoğun çevresel stres çocuğun beslenmesini ve psikolojik bakımının yeterliliğini etkileyebilir. Ayrıca, organik olamayan Gelişme Geriliği bulunan hastanede yabancı ve tehdit edici çevreye karşı gösterdikleri ters tepki ve yetersiz bile olsa ana-baba’dan ayrılmış olmaları nedeni ile kilo almayabilirler.

Son olarak organik olmayan Gelişme Geriliği bulunan çocuklarda beslenme eksikliği, alışılmamış diyetler ve belki strese verilen nöro-endokrin tepkilere bağlı fiziksel belirti ve bulgular bulunabilir.

Tıp Fakültelerinin ve Eğitim Hastanelerinin Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı içersinde Büyüme – Gelişme Klinikleri bulunmaktadır. Çocukların, erişkinlerden ayrıldıkları, belki de Çocuk Hekimliğinin en can alıcı noktası bu konudur. Onun için yukarıda bu konu hakkında kısaca bilgi verilmek istenmiştir. Zira bu konu içersinde bir çok detayı içermektedir.

Çocuklarda Kekeleme ve Öneriler…

602 gün önce tarafından yazılmıştır.

 
Konuşma esnasında konuşmanın düzenli bir şekilde ilerlemesini bozan duraklama, bazı ses ve sözcükleri yineleme ya da bir heceyi uzatarak söyleme ile giden ve bazı kişilerde sosyal ortamlardan kaçınmaya yol açıp, kaygı ve üzüntü konusu olan bir bozukluktur.

Aile içi gerilim düzeylerinin yüksek olması ve ortak bir özellik seklinde bu gerilimin nefes borusu ve ses tellerine iletilmesi ile ilişkili olabildiği ya da beyindeki konuşma merkezi ile ilişkisi olduğu yönünde düşünceler bulunmaktadır. Çocuklukta yaşanan endişe , gerilim ve korkuların da etkilerinin olduğu düşünülmektedir. Hastaların % 40-60 kadarında ailelerinde kekemelik öyküsüne rastlanmıştır.

Toplumda % 3 oranında görülmektedir. Çocuklarda genellikle ailedeki daha küçük çocuklarda görülmektedir. Erkeklerde kadınlara göre 3-4 kat daha çok görülmektedir. En çok 2-7 yas arasında görülmekte olup, ortalama başlangıç yası 5 yas civarıdır.

Ailenin çocuğun kekemeliğine dikkat çekmemesi gerekir . Çocuk kekelemeye başladığında sanki normal konuşuyormuş gibi davranmak önemli bir noktadır .Eğer dikkat çekerse , uyarırsa çocuğun sıkıntısı daha da artar , bu da konuşmanın daha da bozulmasına neden olur. Genelde 2-4 yaşları arasında olan kekemelik normal olarak karşılanır . Kekemeliğin %90 geçici olmakla beraber %10 kadarı kalıcı olabilir . Kekemelik 1-2 aydan uzun sürerse anne babaların zaman kaybetmeden çocuklarını çocuk psikiyatrisine getirmeleri gerekir.

KEKEME ÇOCUKLARIN ANNE VE BABALARINA YÖNELİK ÖNERİLER

- Bazı çocuklarda görülen irkilme, tutulma, tekrar veya uzatma şeklindeki hafif konuşma özürlerini kekemelik ve çocuğunuzu da kekeme olarak nitelemeyiniz. Çünkü siz ona kekeme derseniz oda kendini kekeme olarak görmeye başlar. Oysaki öyle nitelenmezse çocuk kendiliğinden bu devreyi tehlikesizce anlatabilir.

- Çocuğun konuşması üzerine aşırı titizlik göstermeyiniz.

- Çocuk konuşurken sakin dinleyiniz. Endişeden uzak olunuz. Çocuk bir şey söylemek istediğinde aceleye ve telaşa kapışmadan karışmadan, söyleyebileceği kadar zaman veriniz.Konuşmasını kesmeyiniz.Tutulduğunda yardım etmeyiniz.

- Çocuğa hiçbir zaman “dur..,acele etme..,yeniden başla.., önce bir derin nefes al” gibi uyarılarda bulunmayınız.Bütün bunlar onun dikkatini konuşmasında toplayacağından zararlıdır.

- Çocuk konuşurken onun dudak hareketlerine değil gözlerine bakınız.

- Katı disiplinden sakınınız. Alay ve acı şakaları disiplin aracı olarak kullanmayınız. Askerce emirler vermeyiniz. Çocukla içten ilgilenip ona sevgi ve şefkat göstererek güvenini kazanınız

- Çocuğun yanında kusurları hakkında konuşmayınız.

- İleri kekemelik hallerinde çocuğun en az şaşırdığı ve rahatça konuşabildiği durum ve şartları saptayarak bu durum ve şartlarda onu konuşturunuz.

- Çocuk konuşurken onu susturmayınız. Onun adına yardımcı oluyorum diye konuşmayınız. Ona kolay konuşma yolu gösteriyorum zannederek “Yavaş konuş, derin nefes al, ne söyleyeceğini iyi düşün..” gibi öğütlerde bulunmayınız.

- Tutulduğu zaman alay etmeyiniz.

- Yanlış konuştuğunda yada tutulduğunda cezalandırma ile korkutmayınız ve cezalandırmayınız.

- Yorgun ve heyecanlı olduğu zamanlarda konuşmaya zorlamayınız.

- Yavaş konuştuğunda hızlı konuşmaya zorlayan istekte bulunmayınız. Bu davranışlar çocuğunuzun dikkatini konuşması üzerine çeker ve daha çok tutulur.

- Çocuğunuzun mümkün olduğu kadar bedenen sağlıklı olmasına özen gösteriniz. Kekeme çocuk normal çocuktan daha çok dinlemeye ihtiyaç duyar.

- Kekemelik sinirsel bir kökene dayanır. Çocuğun mümkün olduğu kadar sinirlenmemesi, gergin bir duruma girmemesi gerektir. Bu nedenle evdeki geçimsizlik ve gergin havadan uzak olmasını sağlayınız. Tartışmalarınızın ondan uzak olmasına dikkat ediniz.

- Ana baba olarak çocuğun kekemeliği karşısında sabırlı olmalısınız. Ona konuşmalarında, sonuna kadar sabır anlayışla dinleyiniz. Karışmayınız, normal konuşuyormuş gibi davranınız.

- Çocuğunuz kekelemeye başlayınca onun dikkatini başka yöne, başka konulara çekme yoluna gidiniz. Ve bunu dikkatle, maksadınızı belli etmeden yapmaya özen gösteriniz.

- Çocuğunuza yaşına uygun öyküler anlatıp, onun size tekrarlamasını sağlayın bu arada küçük şiirler ezberletip söylemesini sağlamakta onu konuşmaya iteklendirir.

- Çocuğunuzu problemin farkında ise onu bu yönden açıklığa kavuşturmak için uygun zamanlarda “konuşurken bazı tekrarlar, irkilmeler,tutulmalar yaptığı fakat bunların önemli olmadığını bunlardan kurtulmasının mümkün olduğunu zaten herkeste buna benzer durumların görüldüğünü” söyleyebilirsiniz.

- Çocuğun değişik alanlardaki ilgisini arttırmak için o etkinliklerden hoşlanır hale getirilmesine çalışınız. Bu ona hem başkalarının öveceği özellikleri kazandırır hem de dikkatini kekemeliğinden başka taraflara kaydırır.

- Çocuğun kendine karşı iyi, olumlu tavır geliştirmesine yardım ediniz. Kendini kekemeliğinden dolayı değersiz gören çocuğunuz bu engeli kolay aşamaz. Çocuğun sahip olduğu iyi özellikler ortaya çıkarılmalı, teşvik edilmelidir.

Ancak, bütün bunların uygulanması yanında geniş bir tolerans ve sabır gerektiğini unutmayınız.

BebekLer İçin İlk Yardım!

602 gün önce tarafından yazılmıştır.

Bebekler emekleme dönemlerinde ev kazalarıyla sık sık karşılaşır. Hangi durumda neler yapmalısınız?

Buruna cisim kaçarsa..
Buruna kaçan cisimler çıkarılmaya çalışmadan önce doktora götürülmelidir. Zira üst solunum yollarında alternatif ağız ve diğer burun deliği gibi bölümler açıkken, bilinçsiz müdahale ile daha derine itilebilen yabancı cisimler boğulmaya yol açabilir.

Elektrik çarpmasında..
Elektrik çarpması sırasında kesinlikle bebeğe dokunmayın. Bebeğiniz hala elektrik kaynağıyla temasta olabilir. Bu durumda ona dokunursanız elektrik size de geçer. Mümkünse elektrik kaynağını kapatın. Eğer mümkün değilse, elektrik geçirmeyen plastik veya tahtadan yapılmış bir araç kullanarak elektrik kaynağını bebekten ve kendinizden uzaklaştırın. Bebeği elektrik kaynağından uzaklaştıktan sonra solunumunu ve nabzını kontrol edin. Bebeğiniz baygınlık veya yüzünün solması gibi şok belirtileri gösteriyorsa onu yatırın. Başı gövdesinden biraz alçakta, bacakları ise yukarıda olsun.

Yanıklarda..
Yanıklarda yanan bölgeyi serin suya sokun. Bebek ağrı duymayıncaya kadar yarım saat kadar devam edin. Soğuk uygulamadan sonra hafif dokunmalarla kurulayın. Ağrının uygulamaya rağmen geçmemesi durumunda derhal bir uzmana başvurun.

Yüksek ateş durumunda..
Yüksek ateş altındaki çocuklara ateş düşürücü verildikten sonra ılık su ile banyo yaptırılması gerekir. Soğuk su banyosu, titremeye ve ateşin daha fazla yükselmesine yol açacağı için kesinlikle önerilmez.

Havale geçiriyorsa..
Eğer çocuk havale nöbeti geçiriyorsa, düz bir zemine yan yatırılarak başı hafifçe arkaya eğilip havale durana dek beklenmelidir. Böyle bir durumda çocuğun kusması daha tehlikeli durumlara neden olabilir. Eğer çocuk kusarsa akciğerlerine kusmuk kaçmaması için onu yan yatırmak gerekir.

Kalp-akciğer canlandırması
Kalp-akciğer canlandırması yapılması gereken çocuklarda, bu işlemi eğer eğitimsiz bir kişi yapmaya kalkarsa, çocuğa daha fazla zarar verebilir. Gereksiz yere yapılacak kalp masajı, atmakta olan bir kalbi durdurabilir. Çok çaresiz durumlarda ağızdan ağıza solunum yapılması, büyük olasılıkla hayat kurtarır.

İlaç veya kimyasal madde içerse..
İlaç ya da kimyasal madde içen çocukları asla kusturmaya çalışmayın. Özellikle tuz ruhu gibi yakıcı kimyasallar kusma sırasında ikinci kez yemek borusunu yakarak ve akciğerlere kaçarak daha ciddi sorunlara yol açar. Böyle bir durumda, acil servise gidin ve yanınıza içilen ilaç ya da kimyasal maddelerin kutularını almayı unutmayın.

Boğaza sert cisim kaçarsa..
Besin ya da yabancı bir cismin boğaza kaçması durumunda çocuk şiddetle öksürmeye başladıysa solunum yolları tıkanmamıştır ve öksürerek bu cismi dışarıya atmak istemektedir. Eğer solunum yolları tıkanırsa, soluk alamadığı için dudakları ve tüm cildi morarmaya, solmaya başlar.

Çocuğu, yüzü yere dönecek şekilde ön kolunuza yatırın; baş gövdeye göre daha alçak tutulmalıdır. Elinizin içiyle el bileği arasını kullanarak omuzları arasında beş kez kuvvetlice vurun. Çocuğun yüzünü yukarıya çevirerek göğüs kemiği üzerine üç parmağınızla şiddetli basılar yapın. Tekrar yüzünü aşağıya çevirerek aynı hareketleri yabancı cisim çıkana ve çocuk nefes almaya başlayana kadar tekrarlayın.

Asla parmağınızı çocuğun ağzına sokarak yuttuğunu çıkartmaya çalışmayın. Bu hareket, solunum yollarının tamamen tıkanmasına ve hayati tehlikeye yol açabilir.

Acil durum öncesinde önlem almak için:

* Büyüme ve gelişmesi sürmekte olan çocuğun düzenli olarak bir çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından izlenmesini sağlayın. Böylece birçok hastalık ağır ve acil durumlara yol açmadan başlangıçta kolaylıkla tedavi edilebilir.
* Aşı programını eksiksiz olarak uygulayın.
* Çocuklar büyüklerinden gördükleri her şeyi taklit etmek ister. Bu nedenle onların önünde ilaç içmekten, baş ağrısı, karın ağrısı gibi şikayetleri dile getirmekten kaçının.
* Evde kullanılan çamaşır suyu, kezzap, lavabo açıcı gibi temizlik malzemelerini açıkta bırakmayın ve bardak plastik şişe gibi ambalajlara koymayın.
* Tüm elektrik prizlerini uygun şekilde kapatın.
* Otomobillerde 12 yaşından küçük çocukları asla ön koltukta oturtmayın ve uygun otomobil koltuklarında kemerin bağlanmış olmasına dikkat edin.
* Spor yaralanmalarına karşı özellikle bisiklet ve kay kaya binerken uygun başlıklar ve dizleri koruyucu giysiler giydirin.
* Acil durumlarda mali sorunların yaşanmaması için; çocukların özel ya da resmi sağlık sigortalarının bulunmasını sağlayın.
* Çocuğunuzu bilinçlendirin. Okula giden her çocuğun anne ve babasının adını söyleyebilmesini, evinin adresini tarif edebilmesini, hatta telefon edebilmesini sağlayın.

Çocugunuzu Güneşten Korumanın Yolları…

602 gün önce tarafından yazılmıştır.

Güneşten korunmanın en iyi yolu örtünmektir. Elinizi çocuğunuzun kıyafetinin altına soktuğunuzda elinizi görmemelisiniz. Çok sıcak değilse ve çocuğunuzu rahatsız etmeyecekse…

En iyi korunma yolu örtünmek:

Güneşten korunmanın en iyi yolu örtünmektir. Elinizi çocuğunuzun kıyafetinin altına soktuğunuzda elinizi görmemelisiniz. Çok sıcak değilse ve çocuğunuzu rahatsız etmeyecekse uzun kollu ve uzun paçalı giydirin ki güneş tenine doğrudan temas etmesin. Süt çocuklarının korumasında güneş şemsiyesi de kullanılmalıdır. Güneş koruyucu kremler ise 6 aylıktan küçük çocuklara sürülmemeli.

Plaja değil oyun saatine dikkat:

Güneşin dik gelmeye başladığı saatler olan sabah 10.00 – 10.30’- dan ikindi saat 16.00’ya kadar güneşten sakının. Yine de bu saatler arasında güneş altında kalacaksa; bahçede bile oynayacak olsa, güneş kremlerini sürün. Unutmayın, güneş yanıklarının çoğu plajda değil günlük oyunlar sırasında olmaktadır! .

Güneş kremi kullanın:

Güneş kreminde en önemli nokta, UV ışınlarından koruma derecesi. Kremlerin kutusunda yazılı olan SPF (sun protection factor) yani ‘güneş koruma faktörü’, 15 ve üzerinde olmalı. 6 ayın üzerindeki çocuklara en az 15 koruma faktörlü güneş kremi uygulanmalı. Hem UVA hem de UVB ışınlarına karşı koruma sağlayan güneş kremleri kullanılmalı.

Yarım saat önce sürün:

Yeterli koruma başlaması için dışarı çıkmadan en az 30 dakika önce güneş kremi sürülmelidir. Burun üstü, kulak kepçeleri, ense, omuz ve ayak sırtı gibi bölgeler unutulmamalıdır. 2 saatte 1 uygulama tekrarlanmalı.

100’de yüz UV filtreli olsun:

Uzun süre güneşte kalma durumunda kornea hasarı ortaya çıkabilir. Gözdeki hasar zamanla birikici olup katarakt ile sonuçlanabilir. Bunun için gözleri korumak gerekir. Renkli plastik camlı gözlükler sahte bir korunma hissi yaratır. Gerçek korunma için yüzde 100 UV koruma ibaresi olan UV filtreli gözlükler kullanılmalı

BebekLerde Obezite!

602 gün önce tarafından yazılmıştır.

Çocuklardaki şişmanlığın temelinde, öncelikle beslenme, kalıtım, hormonal durum, yaşam tarzı (hareketsizlik) ve psikolojik etmenler yer almaktadır.

• Büyüme hormonundaki yetersizlik, endojenik obeziteye neden olmaktadır.
• Hipotroidizm, obez çocuklarda genellikle görıilen bir rahatsızlıktır.


• Hipotroidizm, beraberinde konstipasyon, üşüme, deri kuruluğu ve kızlarda adet düzensizliği gibi problemleri de beraberinde getirmektedir.
• Hiperkortizolizm ise bir diğer obezite nedenidır.
• Çocuklarda büyüme geriliğinin kilo alımı etkisi bulunmaktadır.

• Çocuklarda obezite ile birlikte trigliserit seviyesi yükselir, HDL düşer, kan basıncı yükselir, akne ve deri problemleri gözlenir, fazla kilo taşıdıkları için ortopedik problemler yaşanır.
• Hareketsiz yaşam süren, boş zamanlarını bilgisayar veya televizyon başında geçiren, spor ve egzersize yer vermeyen çocuklarda da şişmanlık yüksek oranda görülmektedir.
• Bunun yanında, televizyon karşısında atıştırılan yüksek kalorili yiyecekler de bu orana ivme katmaktadır.

• Çocuklar yapısalolarak yetişkinlere göre daha duygusal yapıda olduklarından, aile ve çevrelerindeki olumsuz her türlü etmen onları etkilemektedir.
• Içe dönükilik, iletişim eksikliği, arkadaşlarıyla olan ilişkilerinde veya derslerinde başarısızlık, asi davranışlar, şişman çocuklarda gözlenen genel davranışlardandır.

Toplam 5 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345
Tasarim Düzenleme Kaan Türkoğlu