Dilimin ucunda asılı kalan bir sen var ..
Yüreğindeki darağacına asılı bir de ben..
Taşıyorum yokluğunu sırtımda ,ayaklarım titreyerek..
Düşme düşümden diye;
Gözlerimi açmaya korkuyorum her sabaha..
Sensiz;
Sonu olmayan bir hikayede,ardı sıra ne geleceği meçhul üç noktadan ibaret bir cümlenin öznesiyim,yüklemine yenik düşmüş..
Nefesim tenini yakardı bir zamanlar..
O kadar yakındın ki..
Nefes alsam,soluğun düğümlenirdi karşımda..
Yutkunsan beni çekerdin içine..
-Özlediğim,hayalini kurduğum tüm düşlerimi sana veriyorum..
Sevinçlerim,mutluluğum,senin için atan yüreğim..
Emanetimdir sana..
Sıkıca tut,bırakma..
Yıpratma..
Eskitme..
Sakla..
Dilsizliğimdir dilim,tüm haykırışlara inat..
Zehirli kelimelerim kanına karışır her çığlıkta..
Konuşursam akar göz yaşların,kan renginde..
Sana Susadığım kadar..
Sus oluyorum sana…
Susuyorum..
Konuşmaya başladığımda almaya gelirim emanetimi..
Sıkıca tut,bırakma..
Eskitme Sakın..!
Yaşamaya geç kaldıklarım ve yaşayamadıklarım varya hani…
Hepsi birer hayal kırıklığı bende şimdi…
Hayat dolu ben boş….
Kuracak hayalimde yok…
Hayal kurabilecek gücümde…
Hayal kırıklığını bilirmisin sen?
Nasıl bir zehirdir o?
..
Hadi!
Sende boş ver beni..
Hayatı terkedeli çok olmadı belki ama..
Baksana hayat çoktan terketmiş beni!..
…
Şimdi…
Bende bi hayal kırıklığıyım işte..
Geçmişim..
Yaşadıklarım..
Hayal kırıklıklarım..
Gözlerimin yaşı..
Yüreğimin aşkı..
Söyle daha ne sayayım?..
…
Yoksa böyle olmak yakışmıyor die;
Yüreğimi..
Aklımı ..
Fikrimimi atayım?
..
Yüzüme bakmayın neyin var diye!
Gerçekten” hiçbir şeyim yok” artık…
Hiç bir şeyde gözüm yok..
Hiç bir yüreğin yüreğimde izi yok artık…
İnanırmısın bilemem ama galiba yüreğimde yok artık…
..
Bi boşluk içimdeki…
Tahammül edemediğim bi karanlık çıkmaz ..
…
Giderken sadece gitti sanıyordum…
Giderken yüreğimide götürdüğünü bilemezdim değilmi?..
..
En sancılı gecelerimde gözlerimde bir düş…
Kimse bilmez bilemez karanlıklarda kayan yıldızları seyrettiğimi…
Kimse duyamaz hıçkırıklarımı…
Kimse geri getiremez kaybettiğim geçmişimi…
Sevdiğimi…
Deliler gibi sevdiğim Kadınımı….
..
Bugünden kimse bilemez geleceği belki..
Ama ne olur ;
Geri getir giderken götürdüğün yüreğimi…
Sevmeyin bırakın beni kendi halime
Kendi omzumda ağlayacağım
Silmeyin gözyaşımı istemem
Ben silerim gözyaşlarımı, sararım yaralarımı
Kendim kucaklayacağım bundan böyle kendimi
Hiçbirinize ihtiyacım yok artık…
Önceden de yalnızdım,
Şimdide yalnız kalabilirim ben benle
Hiç değilse kendimi yaralayan ben olurum
Sırtımda olmaz yaralarım da
Sarmaya imkan bulurum.
Ne kimseyi tanımak istiyorum ne de tanınmak,
Ruhumun derinliklerinide açmayacağım kapattım herkese
Duvarlarıma yenilerini ekleyeceğim.
Kapıları yeniledim,kilitleri değiştirdim
Hiçbir anahtar açamayacak onları bundan sonra
Şifreleri yok ettim
Ne aşk ne arkadaşlık ne dostluk anahtarı
Uymayacak kilitlerime
Her anahtar hançer sapladı kendince yüreğime
Artık yaralanmayacağım kararlıyım
Vazgeçtim hoyrat sevgilerden
Sevgi adına yapılan sevgisizlikle savaşmaktan
Bunları tekrar tekrar yaşamaktan usandım artık
Bende sizler gibi sığ yaşayacağım bundan sonra
Ne sevdalar sokacağım yüreğime
Ne hasretler ne hüzünler
Bıktım sevdiği deriyi yerden yere vuran debbağdan
Ne şekillenmek istiyorum ne şekillendirilmek
Ben memnunum benden siz olmasanızda olur
Aramakta istemiyorum artık aranmakta
Yalnızlığımla da mutlu olmayı bilirim ben
Sizden önce de vardım sizden sonra da VAR OLACAĞIM…
Düğümlendim..
Her bir düğümü tek tek çözmeye çalıştıkça ellerimle, yeni düğümler oluşuyor adeta..! hiç çözülmeyecekmişçesine..
Bu kez her şey daha zor…
Aslında zor olan ne sensin ne de hayat. Zor olan benim bana..
Artık zor geliyorum kendime.. Yoruldum…
Bir daha düşersem, kalkamayacağım ayağa, hissediyorum. Belki uzatacaksın elini ama, bu kez ben tutamayacağım, biliyorum…
Gözümün bebeğinde, yüreğimin en saklı yerindesin sen. Kimselere göstermiyorum seni…, hatta bazen kendimden bile gizliyorum.
Varsın aklım sensiz bilsin yüreğimi…
Yokluğun içimi acıtıyor. Buna rağmen kal istiyorum, içimde bir yerlerde..
Sanki seni çıkarıp atarsam tamamen kaybolacakmış gibi geliyor sana dair ne varsa..
Sana ait olan izler silinip yok olacakmış gibi, senli kelimeler yazamayacakmış gibi kalemim bir daha..
Her tutunmaya kalktığımda sana, dipsiz kuyulara çekiliyor ruhum. Çıkmaya çabalarken gücüm tükeniyor gitgide. Bir gün temelli bitecek, fark ediyorum..
Tüm şarkılarım, tutsak olup sensizliğe, çığlığa dönüşüyorlar içimde. Yüreğimle bağırıyorum, sen duymuyorsun, sen bilmiyorsun..
Bir zamanlar gecelerimi aydınlatan gözlerin, şimdi karanlığa çağırıyorlar beni. Kapatıp gözlerimi, düşlerimde buluyorum seni. Açtığımda yine gidiyorsun. Ve ben yine karanlıklara uyanıyorum. Üşüyorum…
Beni üşüten ne ayazları kışın, ne de yalnızlığım. Yokluğun üşütüyor beni, bir yandan yakarken yüreğimi..
Göremezsem gözlerini, hiç aydınlanmayacak günlerim..
Tutamazsam ellerini, hiç ısınmayacak yüreğim…
Ne Derler Bilirsin,
insan hep kendi için iyi olanı yapmaz….
Yürü yüreğim,
Bu limandan da bir sevda çıkmadı bize.
Benim dalgalı denizime açılmaya yürek gerek.
Bir sonbahar yağmuru değil ki,
Bir fırtına bu yıkıp savuran,
Bir felaket bu içimdeki buz dağlarını yıkan.
Hadi yürü beklemek yakışmaz bize,
Üzülmek hiç bize göre değil,
Takılıp kalmak bir ümide,
Acizler gibi ağlamak bize göre değil.
Bir güneş bulduğumu sanmıştım oysa.
Hani o amansız fırtınaların ardından çıkan,
Gök kuşağının anası o güneş gibi,
Sürdüm gemimi rüzgârın, dalgaların üstüne sırf güneşi görmek için.
Rüzgârlardan korkardım oysa
Dalgalar hep acıtmıştır içimi,
Güneşi bulduğumu sanmışım oysa
Bir serapmış okyanus ortasında beni kandıran,
Bir bulutmuş oysa o ışık,
Fırtınalarımın her zaman önünde koşturan.
Şimdi yürü hadi bekleme boşuna.
Bu limandan da bir seyir çıkmadı bize,
Yüzerek geçeceğiz karşıya o dalgalı denizi,
Belki bir fırtınanın ortasında tutunacak küpeştemiz olmayacak,
Belki bu denizde bize dost bir dalga olmayacak,
Mendirekler parçalayacak beklide bedenimizi,
Belki de sahile vuracağız yüzümüzde o umudun verdiği gülümsemeyle.
İnanmak, başarmak istedik olmadı ne yapalım,
Umut limanı yıkıldı yüreğim,
Bize sığınacak bir limanda kalmadı.
Çürümüş gemimizde battı yüreğim,
Yara aldık aşkın pruvasından,
Sanırım bir daha dalgalı denizimiz ve batacak bir gemimiz olmayacak.
Liman mı?
Sorma yüreğim, zaten hiç bir zaman olmadı,
Bundan sonra da olmayacak.