Yaz AyLarında BesLenme…

575 gün önce tarafından yazılmıştır.

Yaz mevsiminin etkisini iyice göstermeye başladığı şu günlerde hava sıcaklığının artmasıyla birlikte bol sıvı alınması yönündeki öneriler sıklıkla gündeme gelmektedir. Vücuttan fazla miktarda su kaybedilmesi sonucu; bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri görülebilir. Sıvı ihtiyacını karşılamak için süt, ayran, soda, taze sıkılmış meyve suları, bitki ve meyve çayları tercih edilebilir. Öte yandan en iyi çözücü, saf, doğal ve katkısız olan içecek sudur. Dünya Sağlık Örgütü kadınların günde 10, erkeklerin 14 bardak su içmesi gerektiğini belirtmektedir. Bebek ve çocuklar sıvı kayıplarını ifade edemeyecekleri için, ebeveynlerin bu konuda daha dikkatli olmaları gerekmektedir.
Havaların ısınması ile birlikte ev dışında daha uzun süre kalınmaktadır. Özellikle hipertansiyon, diyabet, kalp – damar hastalığı gibi kronik rahatsızlığı olan bireylerin güneş ışınlarının çok dik geldiği 11:00 – 17:00 saatleri arasında gerekmedikçe dışarı çıkmamaları gerekmektedir. Özellikle bu tür rahatsızlığı olan bireylerin öğün atlamamaları, 3 ana öğünün yanı sıra 3 küçük ara öğün almaları önerilmektedir. Böylelikle bir sonraki öğünde hem yavaş hem de az yemek yenilmesi söz konusu olmaktadır.
Yaz mevsiminde günlerin uzun olması nedeniyle daha çok yemek yenilmekte, özellikle geç saatlere kadar süren akşam yemeği sırasında alkol alınması, yağlı ve ağır yemekler yenmesi vücut dengesini zorlayabilmektedir. Katı yağların kalp krizi riskini artırdığını artık herkes biliyor. Kalp krizi yaz döneminde daha fazla görülmektedir. Bu nedenle yemeklerde sıvı yağlar tercih edilmelidir. Et, süt, yoğurt, peynir, yumurta ve yağlı tohumların içerisinde de yağ bulunmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; ekmeğe yağ sürmemek, zeytinyağı bile olsa aşırı miktarda kullanmamaktır. Kızartma ve kavurma işlemlerinden kaçınmalı; haşlama, ızgara, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Sonuçta 1 gram yağ 9 kkal. enerji vermektedir.
Şeker açısından durumu değerlendirirsek; bazı şekerler besinlerde doğal olarak bulunurlar (meyvelerdeki fruktoz, sütteki laktoz, tahıllardaki nişasta gibi). Bazıları ise sonradan ilave edilirler (çay şekeri ve şeker içeren besinler). Dengeli beslenme çerçevesinde şeker ihtiyacı besinlerden doğal olarak karşılanmaktadır. O halde tatlı tüketiminden kaçınmak, yenildiği taktirde tüketim sıklığına ve miktarına dikkat etmek, lokma ve tulumba gibi ağır tatlılar yerine; sütlü ve meyveli tatlıları tercih etmek daha sağlıklı olacaktır (örnek: Dondurma, puding, sütlaç, komposto, meyve jölesi).
Hızla ve tamamen kana karışan, rafine şeker içeren besinler kan şekerinde ani bir dalgalanmaya neden olur, böylelikle tekrar tatlı yeme isteği doğurarak bir kısır döngüye yol açarlar. Şeker tadından vazgeçemeyen, iştahını baskılayamayan, formuna önem veren bireyler ve aileleri için çok iyi bir alternatif olan yapay tatlandırıcıların şeker yerine kullanılması daha uygun görülmektedir. Tatlıların yapımında güvenle ve rahatlıkla kullanılabilecek olan bu yapay tatlandırıcıların enerji değeri yok veya göz ardı edilecek kadar düşüktür. Kan şekeri üzerinde de olumsuz etki yaratmamaları nedeniyle rafine şeker yerine tercih edilmeleri daha sağlıklı olmaktadır.
Yazın öğünlerin sadece meyve ile geçiştirilmesi oldukça yanlıştır. Meyvenin ana yemek yerine, yemekten sonra yenmesi gerekir. Mesela sadece karpuz ile öğün geçiştirmek yanlıştır, fazla meyve de kilo artışına neden olmaktadır.
Şeker, kolesterol ve kan basıncı üzerine olumlu etkileri, kabızlığı önlemesi ve tok tutma özelliğinden ötürü lifli (posalı) besinlere önem vermek gerekmektedir. Bu bağlamda kış mevsiminin vazgeçilmez yiyeceklerinden kuru baklagillerin yazın da haftada 2 – 3 kere tüketilmesi önerilmektedir. Kepekli tahılların (esmer ekmek, bulgur, kepekli makarna / pirinç / erişte / un) ve sebze – meyvelerin tüketimine ağırlık verilmelidir.
Yaz aylarında artan sebze ve meyve çeşitlerinden yararlanmak gerekir. Sebze ve meyve tüketimi ile kalp – damar hastalıkları, bazı kanser türleri, inme, diyabet, Alzheimer hastalığı, katarakt ve yaşla ilintili fonksiyonel kayıp riskinin azalması arasında kuvvetli bir ilişki vardır. Bu etkilerin sebze ve meyvelerin içerdiği diyet posası, folat, potasyum ve Beta – karoten, C vitamini, E vitamini gibi antioksidan etkinlik gösteren biyoaktif fitokimyasal bileşenlerden kaynaklandığı vurgulanmaktadır. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü günde 5 – 9 porsiyon sebze ve meyve tüketilmesini önermektedir.
Tüm bu ilkelere ilave olarak mutlaka egzersiz yapılmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü en çok tempolu yürümeyi önermektedir. Bunun dışında; jogging, bisiklete binme, yüzme, tenis, dans, aerobik, jimnastik tarzı kalbi çalıştıran sporlar da uygun görülmektedir. Haftanın 4 – 5 günü 40 – 50 dakika kadar egzersiz yapılması yeterli olacaktır. Amaç; metabolizma hızını düşürmemek, ve en önemlisi sağlıklı yaşama adım atmaktır.

Sabah Soguk Duş ZayıfLatır..

575 gün önce tarafından yazılmıştır.

Prof. Dr. Ziya Mocan kilo vermek isteyenlere ailece diyete girmelerini tavsiye ediyor. Metabolizmalarını hızlandırmak isteyenlere ise; sabah sporunu ve soğuk duşu öneriyor…..

Sporu da ihmal etmeyin!
Ümraniye Devlet Hastanesi Klinik Şefi Prof. Dr. Ziya Mocan ailece yapılan diyete yönelik soruları yanıtladı:
• Gençlerin mi yoksa yaşlıların mı kilo vermesi daha zor oluyor?
Gençlerin kilo vermesi daha kolay çünkü gençlerin metabolizması daha hızlı çalışıyor. Gençler daha hareketli olduklarından spor programlarını daha rahat uygularlar. Ayrıca dış görünüşlerine yaşlılardan daha fazla dikkat ettikleri için diyet konusunda çok daha kolay motive olabiliyorlar.
Evde işbirliği yapın
• Ailece kilo vermek daha mı kolay oluyor?
Yeme alışkanlıklarıyla birlikte obezlik de bazen ailede kalıtsal olabiliyor. Anne-babası şişman olan çocuklar genellikle bu konuda ebeveynlerini takip ediyor. Bu durumda anne-baba diyet yaparken çocuklar da yapabiliyor. Ama onlara kendi metobolizmalarına göre farklı diyet programları öneriyoruz. Yedikleri aynı olsa bile kilo verme şekilleri değişik olabiliyor. Ailece diyet yapanlar ya da sağlıklı beslenme düzenine geçenler daha başarılı oluyor.
• Genç obezlerde metabolizma hızının yavaşlığına sık rastlıyor musunuz?
Çok fazla rastlıyoruz. Buna özellikle gizli hipotiroit (tiroit bezinin az çalışması) neden oluyor. Diyete başladıktan sonra özellikle ilk 15 gün ya da bir ay içinde bazı metabolik şikayetler oluyor. Yorgun ve halsiz düşüyorlar ancak doktor kontrolünde düzeliyorlar.
İyi uyuyun!
• Metabolizma nasıl hızlanabilir?
Üç şekilde hızlanabilir. Birinci yol metabolizmayı hızlandırıcı tiroit hormonlarıdır. İkincisi bitkisel orijinli metabolizma hızlandırıcılardır. Üçüncü yol ise; metabolizmayı hızlandırıcı etkisi olan birtakım yiyeceklerdir. Mesela; narenciye grubundan limon ve greyfurt metabolizmayı hızlandırır.
Yemek aralarında bir tane greyfurtu herkese tavsiye ediyoruz. Bir de eğer midelerinde problem yoksa taze limon suyunu da öneriyoruz. Limon yemek zor oluyor. Bu yüzden ben limonun soda ile tüketilmesini öneriyorum. Sabahları soğuk duş almak da metabolizmayı hızlandırır.
Herkese sabahları erken kalkmalarını ve sabah sporu tavsiye ediyoruz. Bunların hepsi gün içinde metabolizma hızlandırır. Akşam erken yatılması şart. Uyuyamayan biri zayıflayamaz. Ayrıca aç kalmak metabolizmayı zayıflatır. Az az ve sık sık yemek gerekir.
• Diyetle verilen kiloları geri almamak için ne yapılmalıdır?
Eski resimlerini ve kıyafetlerini saklayıp onlara baksınlar. Zayıflamak için ne kadar uğraştıklarını unutmasınlar. Eğer dikkat etmezlerse; çok kolay kilo alacaklarını bilmeleri de şart.

Zayiflatan Bitkiler

577 gün önce tarafından yazılmıştır.

Kilo vermek için en garantili yöntem, tamamen dogal zayiflama tableti EPH200, sadece 7 bitkinin karisimindan olusuyor…

Zayiflamak isteyen insanlar ile yapilan testlerin sonuçlarina göre, bu 7 özel bitki bir arada alindiginda, kilo vermek isteyenlerin kabusu olan yiyecek ve içeceklerin vücuda vermis oldugu kalorilerin etkisi inanilmaz ölçüde yavaslamakta, ayrica vücut yaglarini düzenleyen sistem de uyarilip kamçilanmaktadir. Asagida bu 7 özel bitki ile ilgili daha genis açiklamayi bulabilirsiniz.

GÜNEY AFRİKA HOODİA GORDONİİ BİTKİSİ

AKSÖĞÜT KABUĞU

PARAGUAY ÇAYI TOHUMU

GYMNEMA SYLVESTERE

YEŞİL AĞACI BİTKİSİ

GUARANA

YEŞİL ÇAY

SISMANLAMA

577 gün önce tarafından yazılmıştır.

Hep sismanliktan degil, bazen zayifliktan sikâyet edilir. Zayiflarin ilk önce yapacagi is bagirsaklarinda parazit, polip, kurt var mi kontrol ettirmesi gerekir. Eger yediklerimize ortak çikan bu canlilardan varsa, önce onlardan kurtulmak gerekir. Bunun için mide hastaliklari bölümünde açikladigimiz bagirsak kurtlarindan kurtulma formülleri uygulanir.

Sismanlamak için

Incir, süt, anason, tatli yapilip yenmeye devam edilir. Tatli badem, kekik, ögütülüp balla macun yapilarak yenmeye devam edilir. Keten tohumu, çam sakizi, çörek otu, ögütülüp balla macun yapilarak yenmeye devam edilirse bagirsaklardaki bozukluklari tamir eder. Bugday, misir, kurufasulye, nohut, pirinç, bakla, lahana, karnibahar kilo aldirir.

Size kaç kalori gerekli?

577 gün önce tarafından yazılmıştır.

ABD Tarim Bakanligi USDA, 2005 besin piramidinde, tavsiyelerini insanlarin Tahmini Enerji Ihtiyaci bilgilerine dayandirdi. Tahmini Enerji Ihtiyaci (EER- biz bundan sonra TEI diyecegiz), bazal metabolizma hizina, kisinin hareketlilik derecesine göre bir ilaveyle elde ediliyor.
Bayanlar için
Baylar için

Sekillerde, ortalama boyda kadin ve erkeklerde, yasa ve hareketlilik derecesine göre TEI degerleri ni görüyorsunuz. Mavi sütunlarin alt düzeyi, hareketsiz bir insanin bir günde harcadigi enerjiyi gösteriyor. Günlük yasantisini masa basinda veya ayakta durarak, pek az yürüyerek geçiren insanlarin harcadigi enerji bu. Bu enerji yaklasik olarak bazal metabolizma hizina esit. Bazal metabolizma hizi, uyumayan, fakat tam dinlenme halindeyken vücudun harcadigi enerji miktarina deniyor.
Mavi sütunlarin üst düzeyi, “hareketli” bir insanin TEI’sini gösteriyor. Hareketli insan, “her gün, günde 60 dakika tempolu yürüyüs yapan” diye tarif edilmis. Mavi sütunlarin yaklasik orta kisimlarindan hayalî bir çizgi geçirip düsey eksendeki enerjiyi okursaniz, bu da “orta hareketli insan”in TEI’sine karsilik gelir. “Orta hareketli insan”, “her gün, günde 30 dakika tempolu yürüyüs yapan” tarifine uyanlar.
2005 besin piramidi uygulamasinda ABD Tarim Bakanligi (USDA) tavsiyesi, gerekli besinleri, “besin yogun” gidalardan almak. Bundan kastedilen, meselâ yeterli kalsiyum saglayacak kadar süt grubu (fakat sifir yagli), fonksiyonel besinleri saglayacak kadar sebze ve meyve yemek… Bütün guruplar için alinmasi gereken minimum miktarlar var. “Besin yogun” terimi, bos kalori almadan, gereken besin bilesenlerinin saglanmasini kastediyor. Yeterli temel gidalar alindiktan sonra Tahmini Enerji Ihtiyaci için gerekli kaloriler henüz saglanamamissa- ve ancak o sartla- bazi degisiklikler önerilebiliyor: Süt ürünlerini sifir yagli degil de az yagli kullanmak gibi.
Fakat çagdas yasamda genellikle bu tavsiyelerin tam tersi yapiliyor. “Besin yogun” gidalar yerine “Kalori yogun” gidalar seçiliyor ve Tahmini Enerji Ihtiyaci” fazlasiyla asildigi halde, gerekli besinler henüz alinmamis oluyor. Bol yagli, sekerli gidalar yenip, meyve, sebze, süt gurubuna yer vermemek gibi…

TEI grafiklerinde hemen görünen birkaç özellik var:

Tahmini enerji ihtiyaci 18- 20 yas araliginda en üst düzeye çikiyor ve ondan sonra azalmaya basliyor. Gençlik yeme ve hareket aliskanliklarimizi aynen sürdürmemiz, yas ilerledikçe sismanlamamiza yol açiyor.Kadinlarin enerji ihtiyaci hemen her yasta erkeklerinkinden daha az. 18 yas degerlerinin daha sonrakilerle tam uyusmamasi, gerçek bir özellik degil; 18 yastan önce ve sonra kullanilan tahmini istatistik formullerin farkliligindan kaynaklaniyor.

Toplam 13 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1234510...Son »
Tasarim Düzenleme Kaan Türkoğlu