Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı’nın 2010 yılı raporunda geçen yıl 8 bin 795 hak ihlali başvurusunda bulunulduğu belirtildi. En çok başvuru, sağlık alanında oldu. “Sağlık ve hasta” konusunda 895, “adil yargılanma” konusunda 468 ve “kötü muamele” konusunda 394 başvuru yapıldı. En düşük başvuru ise toplantı ve gösteri yürüşü hakkı, haberleşme ve basın hürriyeti ile düşünce ve ifade hürriyeti konularında yapıldı. Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı’na en çok başvuru her zaman olduğu gibi büyük şehirlerden geldi. İstanbul’dan 1296, İzmir’den 496, Ankara’dan 654, Ağrı’dan 427, Adana’dan ise 366 başvuru yapıldı.
Halk arasında eklemlerde kireçlenme olarak bilinen “artroz’’ hastalığına enjeksiyon yöntemleri ile çözüm bulunuyor. Hastanın yaşam kalitesi 6 ay-1 yıl rahatlıyor.
Uzmanlar, özellikle büyük kentlerde yaşayanlarda görülen “panik atak” rahatsızlığı olanların alkol ve kafeinli içeceklerden uzak durmaları gerektiğini bildirdi.
Cilt sağlığımızı korumanın yolu; soğuktan kendimizi sakınmanın yanı sıra; düzenli bakım ve doğru beslenmeden geçiyor. Peki soğuk havalarda güzelliğin anahtarı cildimizi korumak için neler yapmak gerekiyor. Uz. Dr. Zerrin Baysal, kış aylarında cilt sağlığını korumak için önerilerde bulundu.
Soğuk havalar için nemlendiricinizi değiştirin
Havaların giderek soğumasıyla birlikte cildin içerdiği su miktarı aniden düşer. Dolayısıyla normal zamanlarda kullandığımız cilt bakım ürünlerini değiştirmek gerekebilir. Mevsim normallerinde sadece su bazlı nemlendiriciler cildimiz için yeteli olabiliyorken, bu durumun ortadan kalkmasıyla artık yağ içeriği ve onarıcı özelliği yüksek olanları kullanmak gerekir.
Isınmak için çare olarak gördüğünüz sıcak su cildinizi kurutabilir
Kış aylarının soğuk günlerinde ısınmak amacıyla vücudun sıcak su ile yıkanması uygulaması son derece yanlıştır. Çok sıcak suyla yıkamak yüzü kurutup matlaştırıcı etki yapabilir. Sıcak su ile saç yıkanması ise saç kırılganlığını artırır; saçı kurutur, matlaştırır.
Islak saç ve yüz ile dışarı çıkmayın
Islak saçla dışarı çıkarken unutulmaması gereken şey ıslak deriyle dışarı çıkılmasının zararlı olduğudur. Islak deri kuru ve soğuk hava ile temasta bulunursa deride hücreler arası suyun kaybına neden olur ve kurumalar gelişir.
Soğuk hava, damarların büzülmesine neden olarak derinin sağlıklı beslenmesini engeller. Bu da; soluk, mat ve kuru bir cilt oluşturur. Rüzgar ise hem soğuk havanın etkisini artırır hem de fiziksel travma ile egzama gelişimine neden olabilir. Soğuk ve rüzgara karşı sadece atkı ve bere ile kamuflaj yapılmadan dışarı çıkılmamalıdır.
Sağlıklı besinler de cilt sağlığınızın dostudur
Vitamin ve mineraller cildimizi rahatlatır, deride daha parlak pürüzsüz bir görünüm sağlar. Bunu da deri altı dokusuna gerekli olan nemlenmeyi sağlayarak yapar. A, C, E vitaminleri ile taze havuç, kayısı ve domateste bolca bulunan Beta karoteni mümkün olduğunca çok tüketmek önemlidir. Bu vitaminlerin antioksidan değerleri çok yüksektir ve olumsuz hava koşullarının cilde verdiği zararlarla savaşıp cilt hasarlarını onarır. Ayrıca her zaman yediğimizden daha fazla taze meyve ve sebze yemeye gayret etmek gerekir.
Vücudunuzu sık sık nemlendirin
Her zaman yüz cildimiz ilk planda düşünüldüğü için aslında gerçekten su kaybı yüksek olan vücut derimiz ihmal edilir. Soğuk havaların gelmesiyle vücudu kapatan kıyafetler tercih edildiğinden problemin varlığı da görülmez. Oysa özellikle her gün banyo sonrasında mutlaka vücut nemlendiricileri sürülmelidir. Deri henüz nemliyken sürülmeleri daha başarılı sonuç verir. Nemlendirici krem ya da losyonlar gelişigüzel seçilmemeli, içeriklerine dikkat edilmeli, bu konuda Dermatoloji uzmanlarından yardım alınmalıdır. Özellikle vazelin, dimetikon, gliserin, linoleik asit, seramid gibi maddeleri içerenler tercih etmek gerekir.
Güneş olmasa da koruyucusu mutlaka yanınızda olsun
UV sebebiyle gelişmiş kırışıklıklar için acil önlem almak gerekir. Öncelikle şunun bilinmesi gerekir ki; sonbaharda da kış aylarında da güneş koruyucu ürünler kullanılmaya devam edilmelidir. Çünkü gün ışığının olduğu her mevsimde ve saatte cildimiz UV ışınlarına maruz kalır ve gittikçe yaşlanır. Yaşlanmış ya da kırışmış ciltler için antioksidan özellikleri olan gece kremleri, maske ürünleri ve de cildin kalınlığını azaltmaya yönelik tedavi yöntemleri tercih edilmelidir. Özellikle ani hava değişikliklerinde bilinçli hareket etmek ve cilt sağlığımız için gerekli önlemleri almak çok önemlidir.
Vücuttaki en hayati organlardan biri olan karaciğerinizin düşmanlarını tanımanız ve bu doğrultuda önlemler almanız gerekiyor. Uz. Dr. Duygu İbrişim, karaciğer hastalıklarına neden olan etkenler ve koruma yolları hakkında bilgi verdi.
Karaciğer; karın sağ üst kadranda, diyafram altında yer alan ve göğüs kafesinin alt bölümü tarafından korunan vücudun en büyük katı organıdır. Toksik maddelerin yıkılarak vücuttan uzaklaştırılması (detoksifikasyon), protein sentezi, yaşamsal pek çok biyokimyasal maddenin üretilmesi ve biyokimyasal reaksiyonların düzenlenmesi karaciğer sayesinde olur. Peki her şey yolundayken varlığından haberdar bile olmadığımız karaciğerimiz neden hastalanır ve karaciğer sağlığını koruma yoları nelerdir?
Reçetesiz ilaç kullanmayın
Pek çok ilaç ve bitkisel ürün potansiyel olarak hepatotoksiktir yani tahrip etkisi yaratabilir. Doktor önerisi olmaksızın reçetesiz ağrı kesici, anti-romatizmal ilaçlar, antibiyotikler, bitkisel ürünlerle zenginleştirilmiş vitamin preparatlarının kullanımı toksik hepatit tablosu ve bazen karaciğer nakli gerektirebilecek ciddi karaciğer yetersizliği vakaları oluşturabilir. Aktarlarda satılan bitkisel ürünler ve sanayide kullanılan bazı kimyasal maddelere maruz kalma karaciğer için ölümle dahi sonuçlanabilen toksik etkiler oluşturabilmektedir.
Obezite karaciğerde yağlanmaya neden olabilir
Sağlıklı bir beslenme, yeterli fiziksel aktivite ve kilo kontrolü tüm vücudumuz için olduğu gibi karaciğer için de çok önemlidir. Düzenli öğünler halinde bir beslenme planı ile yağ, şeker ve karbonhidrat tüketiminin azaltılması, vitamin ve mineral açısından zengin olan sebze ve meyve tüketiminin artırılması, katkılı hazır gıdaların tüketiminin en aza indirilmesi gereklidir. Yoğun alkol tüketimi akut veya kronik karaciğer hastalığı nedenidir.
Bazı genetik hastaliklara bağli karaciğer hastalikları oluşabilir
Wilson hastalığı, hemokromatoz, alfa-1 antitripsin eksikliği gibi bazı genetik hastalıklara bağlı karaciğer hastalıkları oluşabilir. Karaciğerin damar sistemini ve dolaşımını olumsuz yönde etkileyen lokal veya sistemik hastalıklara bağlı karaciğer hastalıkları da görülebilir. Safra yolları hastalıklarına ikincil karaciğer hastalıkları oluşabilir.
Hepatit virüsleri karaciğerde enfeksiyona sebep olur
Hepatit A, B ve C virüsleri karaciğere yerleşerek enfeksiyona neden olurlar. Hepatit A virüsü hasta kişilerden dışkı yolu ile çevreye yayılarak, kirli su ve ellerle ağız yolu ile bulaşır. Korunmada tuvalet ve el temizliği çok önemlidir. Hepatit A iyileşme sağlandığında kronikleşmeyen bir enfeksiyon iken; hepatit B ve hepatit C enfeksiyonlarında kronik bir enfeksiyon söz konusu olabilir. Kronik enfeksiyon sessiz ve yakınmasız bir durumdan “siroz” dediğimiz belirgin karaciğer hasarına kadar ulaşabilir. Bu da çevremizde sağlıklı görünen ama hepatit B ve ya C virüslerini kanlarında taşıyan ve bulaştırma potansiyeli olan bireyler olduğu anlamına gelir. Hepatit A ve B virüslerinin aşıları vardır; acak hepatit C için aşı mevcut değildir. Özellikle aile bireylerinde hepatit B virüsü bulunan kişilerin test edilerek, aşı yapılması kesinlikle önerilmektedir. Bulaşma kan ve kan ürünleri ile temas veya cinsel yolla olur. Tek kullanımlık tıbbi malzemeler ve tıbbi cihazların gerekli şekilde dezenfeksiyonları tıbbi yolla hastalık bulaşma riskini önlemektedir. Ev ortamında enfekte kişilerle ortak tıraş bıçağı, tırnak makası gibi kanla temas eden aletlerin kullanımı veya pekçok kişi için kullanılan ve yeterli dezenfekte edilmemiş aletlerle yapılan manikür, pedikür ve cilt bakımı gibi işlemler infeksiyonun yayılmasında etkili olmaya devam etmektedir. Bu hizmetlerin alındığı yerlerin titizlikle seçilmesi, daha da önemlisi kişisel bakım malzemelerinin götürerek gerekli işlemlerin yapılması en doğrusudur.