Şu anda "saglık" Kategorisindeki yazıları görüntülemektesiniz.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN İLAÇLAR İŞE YARIYOR MU?

Bağışıklık sistemi demişken, “Bağışıklık sistemi veya vücut direncimiz çok düşük olduğu için hastalanıyoruz” deniyor. Bunun için piyasada pek çok ilaç var. Bu ilaçları hiç hasta olmadan kullanmaya başlıyoruz. Havalar sonbahara döndükten itibaren günde bir tane, bazıları sabah akşam, inanılmaz derecede çok tüketilen vitamin destekleri var. Bunlar gerçekten doğru mudur, bir işe yarıyor mu?

Bunların hiçbirinin bilimsel ölçütlerle gösteren güvenilir bir kanıt yok. Bunların hepsi bu tür ürünleri üreten firmaların desteğinde yapılan, yöntemleri tartışmalı, az sayıda hastadan oluşan, kontrol grubu olmayan çalışmalara dayanıyor. Bunların tümünde ortaya çıkan en iyi sonuç şu: Hastalık süresini 8 veya 12 saat kısaltıyor ya da hastalık belirtilerini birazcık azaltıyor. Yani etkisi en fazla bu kadardır.

Hasta olmayı engellemiyor öyle mi? Sadece hasta olduktan sonraki süreci etkiliyor?

En iyi şartlarda, eğer o da doğruysa! Bu klasik, bilimsel tıp kitabında yer alan bir cümle değildir. Vitamin alınması, bitkisel destekler alınması veya bağışıklığı kuvvetlendirdiği iddia edilen pek çok kimyasal madde var. Bunların hiçbirinin kesin, güvenilir, bilimsel kanıtı yok.

Neler var onların içinde, o bağışıklığı güçlendirdiği söylenen şeylerin içinde?

Bir kere bitkisel ürünler var. En meşhuru ‘ekinezya’ diye bir bitki var veya ‘aloe vera’ diye bir zamanlar adından çok söz ettiren bir bitki var. Sardunya kökünden elde edilen bir takım şeyler var, çinko diye bir mineral var. C vitamini, D vitamini gibi bir takım vitaminler var. Bunların hepsi doğru ama özellikle ülkemiz şartlarında insanlar özel bir gayret sarf etmiyorsa bir vitamin eksikliği olması veya bağışıklıklarının bozulması bence söz konusu değil. Yani siz özel bir gayretle ben hiç çinko almayayım veya C vitamini, D vitamini almayayım gibi bir gayrette bulunmuyorsanız size bu vitaminlerin veya bağışıklığı kuvvetlendiren maddelerin eksikliği gibi bir durumun ortaya çıkması söz konusu değil.

Kansızlığa pırasa

351 gün önce tarafından yazılmıştır.

 

 

B, C ve K vitaminleri açısından çok zengin olan pırasa, mide dostu sebzeler arasında başı çekiyor. Mideyle ilgili rahatsızlıkların giderilmesini sağlayan bu sebze ayrıca idrar söktürüyor ve kabızlığı geçiriyor. Pırasa, kansızlığa da çare oluyor

Keçi gribiyle ilgili son noktayı Bakan koydu

354 gün önce tarafından yazılmıştır.

Halk arasında “Keçi gribi” olarak adlandırılan hastalığa Sağlık Bakanı Recep Akdağ’dan açıklama geldi. Bakan Akdağ, “Keçi gribi yok, bu mevsimsel grip” dedi

Kola içenler dikkat!

354 gün önce tarafından yazılmıştır.

Koladaki karamel kanser nedeni KOLA üretiminde yaygın olarak kullanılan, kimyasal olarak yoğunlaştırılmış bazı karamel gıda boyalarının kansere neden olabileceği ve yasaklanması gerektiği öne sürüldü. ABD’li tüketici hakları grubu Kamu Yararına Bilim Merkezi (Center for Science in the Public Interest CSPI) tarafından yapılan açıklamada, saf karamelin eritilmiş şekerden yapıldığı, ancak gıda boyamada kullanılan iki diğer türün kimyasal amonyak içerdiği ve hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda çeşitli kanser türlerine neden olan bileşimler ürettiği belirtildi.

CSPI, Gıda ve İlaç İdaresi’nden, koyu renkli diğer alkolsüz içeceklerde de kullanılan amonyak içeren karamellerin yasaklanmasını istedi. Dünyanın bir numaralı kola üreticisi Coca Cola ise kullandığı karamelin kansere neden olmadığını açıkladı. Şirket açıklamasında, kendi ürettikleri koladaki renklendirmenin pişerken ‘kararma reaksiyonu’ ile oluştuğunu ve bunun çeşitli yiyecek ve içeceklerde de bulunduğunu belirtti. CSPI, şeker ve amonyak arasındaki kimyasal reaksiyonun kanserojen madde üretebildiğini ve bunun da binlerce kanser vakasının nedeni olabileceğini belirtti. Amerikan Meşrubat Birliği ise, CSPI’nın açıklamasının ‘korkutma taktiği’ olduğunu iddia ederek, karamel gıda boyasında bulunan bileşimlerin insanlarda kansere neden olduğu yönünde bir kanıtın mevcut olmadığını öne sürdü.

Anne adayı fazla şişmanlamamalı

354 gün önce tarafından yazılmıştır.

ABD’de yapılan bir araştırma, hamilelik dönemlerini obezlik sınırında geçiren kadınların kalp kusuru olan bir çocuk doğurma ihtimalinin, normal kilodaki kadınlardan yüzde 30 daha fazla olduğunu gösterdi

Toplam 22 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.123451020...Son »
Tasarim Düzenleme Kaan Türkoğlu