Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanvekili, AK Parti Gümüşhane Milletvekili Kemalettin Aydın, bir milletvekilinin bir eğitimci bakana ”dilini koparırım” gibi bir söz kullanmasını esefle kınadığını, bunun arkasından ”fiziksel, korkutucu sonuçlar geleceğini” ifade ederek, komisyonun bu konuyu irdelemesi gerektiğini belirtti.
Eğitim Sisteminde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Yeri konulu alt komisyon toplandı. Alt Komisyon Başkanı Aydın, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, hem Mersin hem Bursa’da iki kadının şiddet dolayısıyla hayatını kaybettiğini anımsattı.
Bu şiddetin yüzde yüze yakınının erkekler tarafından yapıldığını belirten Aydın, sadece fiziksel değil sözel olarak şiddetin de kınanması gerektiğini kaydetti. Aydın, şunları söyledi:
”Son günlerde eğitimci olduğunu bildiğimiz, yıllarca eğitim camiasında lise müdürlüğü, ilçe milli eğitim müdürlüğü yapmış, şu anda milletvekili olan bir arkadaşımızın sözel olarak bir bakan hanımefendiye karşı kullanmış olduğu ‘koparırım senin o dilini’ cümlesini esefle karşılıyoruz. TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonun bu konuyu irdeleyerek elde edilecek sonucun Türk toplumu ile paylaşılmasının gerekli olduğuna inanıyorum.
Şahsi kanaatimce, bir milletvekilinin bir eğitimci bakana ‘dilini koparırım’ gibi bir sözünün arkasından fiziksel, korkutucu sonuçlar gelecektir. Hiç bir insanın bir başka insan üzerinde bu tarzda cümleyi söylememesini isterken bunun bir milletvekili tarafından bir hanımefendiye yönelik söylenmesini doğru bulmadığımı, söyleyen kişi her ne kadar bunu düzelttiğini, yanlış anlaşıldığını söylese de, aslen bunu kullanmaması gerekir.”
AK Parti Gaziantep Milletvekili Özlem Mütfüoğlu ile Aksaray Milletvekil İlknur İnceöz de Aydın’ın bu sözlerine katıldıklarını ifade ettiler.
Toplantıda, Talim Terbiye Kurulu Başkan Yardımcısı Vahap Özpolat ile Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümünden Yard. Doç. Dr. Ayşe Dilek Öğretir Özçelik, konuyla ilgili bilgi verdi.
Kemalettin Aydın, toplantının ardından yaptığı açıklamada da Milli Eğitim Bakanlığının, eğitim sisteminde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik yazılı metinde bir çok noktada toplumsal algılamanın önünde olduğunu gördüklerini belirtti. Aydın, ”Bakanlık fiili anlamda da daha da öne geçecektir” dedi.
Aydın, Milli Eğitim gibi ülkenin temel direğini oluşturan bakanlığa ve müsteşarlığına birer hanımefendinin atanmış olmasının ve ülkenin geleceğinin hanım ellerine teslim edilmesinin mutluluğunu yaşadığımı söyledi
ABD Başkanı Barack Obama ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası toplumun Libya‘daki gelişmelere hızlı yanıt vermesi için uygun ve etkili yolları görüştü.
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Obama’nın, Başbakan Erdoğan’ı, ABD’nin uluslararası müttefikleri ve partnerleri ile Libya‘daki durumla ilgili olarak, gelişmelere yanıt vermeye yönelik acil çabaların koordinasyonu ve Libya yönetiminin eylemlerinin uygun biçimde hesabını vermesinin sağlanması çerçevesinde yapılan istişarelerin devamı kapsamında telefonda görüştüğü belirtildi.
Görüşmede, iki liderin Libya hükümetinin kendi halkına karşı kullandığı, kabul edilemez şiddetten ciddi kaygı duyduğunu belirttiği ifade edilen açıklamada, Obama ve Erdoğan’ın uluslararası toplumun bu duruma hızlı yanıt vermesi için uygun ve etkili yolları görüştükleri kaydedildi.
Açıklamada, iki liderin barışçıl toplanma, ifade özgürlüğü ve kendi kaderini tayin etme hakkı da dahil olmak üzere Libya halkının evrensel haklarına güçlü desteklerini bildirdikleri belirtilerek, Obama ve Erdoğan’ın, iki ülkenin üzerinde düşündüğü, Libya hükümetinin eylemleri hakkında sorumlu tutulması ve Libya‘daki iki ülke vatandaşlarının güvenliğinin sağlanmasına yönelik bir seçenekleri konuştukları ifade edildi.
İki liderin Libya halkına insani destek sağlanmasının öneminde de mutabık kaldığı vurgulanan açıklamada, “İki lider, gelişme gösteren bu konu üzerinde yakın temas kurmaya devam etme kararı aldı” denildi.
Açıklamada, Obama ve Erdoğan’ın, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Pazartesi günü Cenova’daki BM İnsan Hakları Konseyi’nde istişarelerde bulunacak olmasına da önem verdiği bildirildi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Nicolas Sarkozy’nin Fransa Cumhurbaşkanı olarak değil, G20 ülkeleri başkanı olarak Türkiye’ye yarın yapacağı ziyaretin Fransa ile Türkiye arasındaki dostluğun seviyesinde olmadığını söyledi.
Başbakan Erdoğan, dün akşam geç saatlerde Fransız haber ajansı AFP’ye verdiği demeçte, “Tüm samimiyetimle konuşacağım. Fransa Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanı olarak ağırlamak isterdik, ama yarın Fransa Cumhurbaşkanı’nın cumhurbaşkanı olarak değil, G20′nin başkanı olarak geliyor” dedi.
Bu nedenle bu ziyaretin Fransa ve Türkiye arasındaki dostluğun yüksekliğinde olmadığını düşündüğünü belirten Erdoğan, “Türkiye ve Fransız-Türk ilişkileri bundan daha fazlasını hak ediyor” diyerek, iki ülke arasındaki tarihi ilişkileri anımsattı.
Başbakan Erdoğan, Sarkozy’nin göreve gelmesinden beri Türkiye’ye ziyarette bulunmamasından da üzüntü duyduklarını söyleyerek, “Türkiye Cumhurbaşkanı Fransa’ya gitti, bizzat ben de Başbakan olarak Fransa’ya gittim” dedi.
LİBYA
Başbakan Recep Tayip Erdoğan, “Libya halkının ambargoyla zora sokulmasını istemeyiz. Zira ambargolardan yöneticiler değil, gariban halk zarar görüyor” ifadesini kullandı.
“Bu tip durumlarda acele etmek doğru değil ve şu anda Libya’ya karşı yaptırım uygulamak doğru değil, zira bu önlemler halkı cezalandırır” diyen Erdoğan, “Libya’nın işlerine karışmak üstümüze düşmüyor ve kendi kaderine karar verecek olan bizzat Libya halkıdır” diye konuştu.
“İSLAM VE DEMOKRASİ”
Başbakan Erdoğan, ayrıca İslam ve demokrasinin mükemmel biçimde birlikte var olabileceğini ortaya koyan Türkiye’nin, şu an ayaklanan Arap halkları için bir “esin kaynağı” olabileceğini kaydetti.
“Biz biri için model olmaya çalışmıyoruz, ama esin kaynağı olabiliriz. Zira Türkiye, İslam ve demokrasinin mükemmel şekilde birlikte var olabileceğini ortaya koydu” diyen Erdoğan, “Bir dini inanışa sahip olmak, demokraside yaşamanızı engellemez, demokrasi de dini inanışlara sahip olmanızı engellemez. Bu ülkede yıllardır iki durumu yaşamayı başarıyoruz. Biz olduğumuzdan memnunuz. İleri bir demokrasi istiyoruz. 12 Haziran’daki seçimlerden sonra yeni bir anayasayla bu ileri demokrasinin ilk adımını atacağız” diye konuştu.
İstanbul ‘da cinayet, adam yaralama, adam kaçırma, haraç alma, yağma, çek- senet tahsilatı olaylarına karışan cezaevindeki Suat Deniz’in elebaşılığını yaptığı çeteye baskın düzenlendi. İstanbul ve Antalya’nın da aralarında bulunduğu 5 ilde gerçekleşen operasyonda daha önce narkotik polisi tarafından açığa alınan emniyet amiri Nadir Yolbulan’ın yanısıra, 8 polis memuru ve askerlerin de bulunduğu 70 kişi gözaltına alındı. Operasyon kapsamında 20 kişinin daha gözaltına alınacağı belirtildi. Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne 3 yıl önce Suat Deniz ve adamlarının çete faaliyeti içerisinde olduğuna yönelik yapılan ihbarla başlayan büyük operasyon dün sonuçlandı.
Çetesini Cezaevi’den yönetiyordu
Çete belirli aralıklarla 3 yıl boyunce telefon ve fiziki takip altına alındı. 3 yıllık çalışmada çetenin cinayetin de arasında bulunduğu çok sayıda yasadışı eylemi gerçekleştirdiği belirlendi. Suat Deniz’in, 2007 yılında yakalanan Mehmet Selahattin Merih’in babasını haraç almak için 2003 yılında Yalova’da bir çiftliğe kaçırdığı ve burada işkence yaptığı iddia edildi. Bu olay nedeniyle Suat Deniz’in uzun süre arandığı geçtiğimiz yıl da yakalanarak cezaevine gönderildiği belirtildi. Suat Deniz’in de çetesini cezaevinden yönettiği iddia edildi. İstanbul polisi eylemlerin tespit edilmesinin ardından çeteyi çökertmek için dün sabah saatlerinde harekete geçti. Yapılan aramalarda ruhsatsız 10 tabanca ele geçti. 3 yıllık takipte de zaman zaman çeteye operasyon düzenlediği ve Uzi’nin de aralarında bulunduğu 15 silah ele geçtiği öğrenildi.
Alınan bilgiye göre, Küçükbakkalköy Kayışdağı Caddesi’ndeki banka şubesine gelen, ameliyat maskesi taktığı bildirilen zanlı, güvenlik görevlisi Kerim S’yi silah tehdidiyle etkisiz hale getirdi.
Güvenlik görevlisinin silahını da alan zanlı, kasadan aldığı 10 bin lirayla yaya olarak kaçtı. Olayın ardından polis ekipleri banka şubesinde inceleme yaptı. Zanlının yakalanması için çalışma başlatıldı. Güvenlik görevlisi Kerim S, polis merkezine götürüldü.